• Ameliyat & Tedavi
  • Ameliyat Öncesi


Ameliyat Öncesi Yapılması Gerekenler

Hastalıkların tedavisinde cerrahi yöntemler (Ameliyat) uzun yıllardan beri uygulanmaktadır. Gerek iyi huylu gerekse kötü huylu birçok hastalık için ameliyat (Cerrahi tedavi) ile tam iyileşme (Şifa) sağlanabilmektedir. Örneğin kanser hastalığının bilinen en eski tedavi yöntemi cerrahi girişimlerdir. Buna ek olarak kanser hastalığının evresi veya tanısı içinde zaman zaman cerrahi girişimlere ihtiyaç olabilir. Günümüzdeki modern teknolojik imkanlarla birlikte cerrahi girişimler başarı ile fazla fonksiyon kaybına neden olmaksızın yapılabilmektedir.

Birçok iyi huylu tümör ve kanser hastası için tam bir iyileşme (Şifa) cerrahi yöntemlerle sağlanmaktadır. Kalın bağırsak hastalıkları da bunlardan birini oluşturur. Kalın bağırsağın iyi huylu hastalıklarında ve kanserinde ameliyat (Cerrahi girişim) ile tam şifa elde etmek mümkündür.

Ameliyat Neleri İçerir?

Her hastanın ameliyat döneminde yaşadığı tecrübe farklıdır. Bunu belirleyen çok sayıda faktör vardır. Hangi hastalığın tedavi edildiği, hangi cerrahi girişimin yapıldığı ve hastanın genel sağlık durumu, ameliyat dönemini etkileyen en önemli risk faktörleridir.

Birçok farklı hastalığın tedavisi için cerrahi girişim gerekebilir. Buna ek hastalıkların tedavisinde uygulanabilecek cerrahi girişimler birden çoktur. Bu nedenle her cerrahi girişim birbirinin aynı değildir.

Bu bölümde her bir cerrahi girişimin ayrıntılarını açıklamak yerine, daha geniş ve her cerrahi girişim için ortak olan özelliklerden bahsedilecektir.

Ameliyatı Planlama Ve Hazırlık

Gerek doktorunuzun gerekse sizin ameliyattan en iyi sonucu alabilmeniz için hazırlanmanız gerekir. Hastanın kendisini ameliyat için hazırlaması, ameliyattan ne beklediğini bilmesi çok önemlidir. Bazı hastalar bu kararı verirken her türlü ayrıntıya dikkat ederken bazıları da hiç bir karara katılmadan yakınlarının kendi yerine en iyiyi bulmasını bekler.

Genellikle hastaya tanı konduktan sonra cerrahi girişim için belli bir süre geçer. Bu dönemde bir takım laboratuar testleri ve radyolojik testler yapılır. Bu geçen sürede hasta kendi sağlık problemi ile ilgili olarak çevresinden, birazda eski hastalardan bilgi edinebilir. Hastalığın seyrini, tedavi alternatiflerini yakınları ile tartışabilir. Böylelikle cerrahi girişim için psikolojik olarak da kendini hazır hisseder.

Aydınlanmış Onam (Hasta Hakları)

Her hastanın cerrahi girişim öncesi doktoru ile konuşması ve öğrenmesi gereken önemli noktalar vardır. Hasta doktorunun kendisine hastalığı ile ilgili bilgi vermesini istemesi gerekir. Buna ek olarak bu hastalığın her türlü tedavi imkanını ve hepsinin olası yan etkilerini doktoru ile tartışarak kendisi için en iyi seçeneğin ne olduğuna karar vermelidir. Hasta doktoruna cerrahi girişim izni verebilmesi için doktorun hastasına aşağıdaki konularda bilgi vermesi gerekir.

  • Hastalığın durumu ve neden cerrahi girişim gerektiği
  • Cerrahi girişimin - ameliyatın amacının ne olduğu
  • Cerrahi girişimin - ameliyatın nasıl yapılacağı
  • Cerrahi girişimin - ameliyatın faydaları
  • Cerrahi girişimin - ameliyatın riskleri
  • Yan etkilerinin neler olabileceği
  • Başka tedavi alternatiflerinin neler olduğu

Doktorunuz bu bilgileri açıkladıktan sonra kendisine cerrahi girişim iznini verebilirsiniz. Tüm bu konuşmalar sırasında aileden birisi veya yakın bir arkadaşınız size eşlik edebilir.

Ameliyat Öncesi Testler

Ameliyattan önceki hafta, birkaç test yapılması gerekir. Yapılacak testler ameliyatın büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Yapılan bu testlerin amacı hastanın planlanan cerrahi girişim, anestezi (narkoz) ve ameliyat sonrası iyileşmesi bakımından sağlık durumunun değerlendirilmesidir. Her cerrahi girişim birbirinden farklı olduğu için her hasta için farklı testler istenebilir. Yine yapılacak cerrahi girişimin özelliğine göre doktor tarafından ek testler istenebilir.

  • Kan Testleri: Kan hücrelerinin değerleri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, kanama ve pıhtılaşma zamanları, kansızlık, enfeksiyon ve kanama riskleri değerlendirilir.
  • İdrar Testleri: böbrek fonksiyonları ve enfeksiyon riski değerlendirilir.
  • Göğüs Grafisi (Akciğer Röntgeni): Akciğerlerin ve kalbin durumu değerlendirilir.
  • Elektrokardiografi (EKG): Kalp fonksiyonlarını değerlendirir.
  • Bilgisayarlı Tomografi: Hastalığın yaygınlığını ve eşlik eden başka hastalıkların olup olmadığının araştırılmasında kullanılır.
  • Ultrasonografi: Hastalığın yaygınlığını ve eşlik eden başka hastalıkları araştırmada kullanılır.
  • Solunum fonksiyonlarını incelemek için özel testler gerekebilir.

Bunlara ek olarak hastanın yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı, nörolojik hastalık ve benzeri sorunları varsa her bir ek hastalık için uzman doktor düzeyinde kontrol gerekebilir.

Yapılacak cerrahi girişimin tipine göre de hastaya yapılacak anestezi şekli değişebilir. Bu nedenle hastanın bir anestezist (narkozitör) tarafından görülmesi çok önemlidir.

Cerrahiye Hazırlık

Planlanan cerrahi girişim şekline göre hastanın bazı hazırlıkları yapması gerekir.

Ameliyat öncesi mide bağırsak kanalının boş olması önemlidir. Anestezi altında hastanın kusması çok ciddi sorunlara neden olabilir. Kusulan gıda artıkları solunum yoluna kaçabilir ve bu da akciğer enfeksiyonuna neden olabilir. Bu nedenle doktor aksini söylemedikçe hastanın cerrahi girişimden en az 8 saat önce herhangi bir şey yememesi gerekir. Bazı durumlarda doktor hastanın kullandığı önemli ilaçları çok az bir su ile almasına izin verebilir.

Karın bölgesine yapılacak cerrahi girişim için mide bağırsak kanalındaki gıda artıklarının boşaltılması gerekir. Bu nedenle hastaya ağızdan bağırsaklarını boşaltıcı ilaç verilebileceği gibi makattan lavmanda yapmak gerekebilir.

Ameliyat sahasının temizliği cerrahi enfeksiyonlardan korunmak için önemlidir. Bu nedenle ameliyat sahasındaki kılların temizlenmesi gerekebilir.

Cerrahi

Her ameliyat birbirinden farklı bile olsa bazı ortak noktaları bulunur.

Anestezi (Narkoz)

Ameliyatın tipine göre anestezi şekli değişmektedir.

Anestezinin amacı belli bir süre için cerrahi girişim sırasında hastanın ağrı duymasını engellemektir. Girişim tipine ve büyüklüğüne göre bazı ameliyatlar için hastanın uyutulması gerekebilir. Bazı durumlarda ise hastaya nasıl bir anestezi istediği sorulabilir.

Küçük cerrahi girişimler için lokal anestezi kullanılır. Örneğin deri yüzeyindeki bir dokudan parça almak için o bölgedeki sinirler çevre dokuya iğne yolu ile ilaç verilerek uyuşturulur. Böylece hasta uyumadan doku parçası ağrısız olarak alınır. Bazen bu işlem sırasında hastayı rahatlatacak ek ilaçlar da verilebilir.

Hastayı uyutmadan daha geniş bir sahada anestezi elde etmek için bölgesel (rejyonel) anestezi uygulanır. Burada amaç cerrahi girişim yapılacak bölgenin sinirlerini bloke etmektir. Bu amaçla spinalkord (omurilik) etrafına yapılan ilaç uygulamaları ile hastanın kol veye bacaklarında uyuşma sağlanabilir. Bu da hastayı uyutmadan cerrahi girişimin yapılmasına olanak sağlar.

Genel anestezi, hastanın cerrahi girişim sırasında derin uyutulmasıdır. Hemen hemen tüm büyük cerrahi girişimler bu şekilde yapılır. Hastanın uyuması ya damardan yapılan bir iğne veya solutulan özel bir gaz ile sağlanır. Hasta uykuya daldığı sırada solunumu kontrol etmek için hava yolarına bir tüp (endotrakeal tüp) yerleştirilir. Bu sırada anestezist hastanın kan basıncını, kalp hızını, solunum sayısını kontrol eder. Tüm cerrahi girişim süresince hasta uyurken bir doktor veya bir hemşire (anestezi teknisyeni) devamlı olarak hastanın başında bekler ve hasta uyandırılırken de hava yolundaki tüp (endotrakeal) çıkarılır. (ender olarak hastanın tüp ile uyandırılması gerekebilir)

Ameliyatın Hemen Sonrası: Uyunma Odası ve Yoğun Bakım

Basit bir cerrahi girişim lokal anestezi altında yapıldı ise hasta girişim bittikten sonra doktorun izni ile eğer kendini iyi hissediyorsa evine gidebilir. Bölgesel (rejyonel) ve genel anestezi alan hastalar cerrahi girişimden hemen sonra uyanma odasına alınır ve orada anestezinin tüm etkileri geçene kadar takip edilir. Bu bir kaç saat sürebilir. Genel anesteziden uyananlar ise kendilerini rüyada sanırlar. Zaman zaman dalar ve uyanırlar.

Cerrahi girişimden sonraki yoğun bakım dönemini etkileyen birçok faktör vardır. Hastanın cerrahi girişimden önceki sağlığı, cerrahi girişimin büyüklüğü en önemli faktörlerdir. Hastanın ağrısını kontrol altına almak için ağrı kesiciler verilir. Eğer bunlar yetersiz kalıyorsa hastanın doktora ağrısını bildirmesi gerekir.

Genel anestezi altında cerrahi girişim olan hastaların boğazlarında yanma hissi olur. Bunun nedeni ameliyat sırasında solunum yollarını kontrol altına almak için takılan hava yolu tüpüdür (Endotrakeal tüp).

Cerrahi girişimin şekline göre, bazı hastaların idrar miktarlarını takip etmek için idrar sondası takılır. Böylece hastanın her saat başı ne kadar idrar çıkardığı, böbreklerinin fonksiyonu değerlendirilmiş olur. Bu sonda bir kaç gün sonra çekilir ve hasta normal yoldan kendi idrarını yapar. Sonda çıktıktan sonra bir kaç gün devam eden ağrı ve sızlama hissi olabilir.

Cerrahi girişim yapılan bölgede birikebilecek sıvı ve kanı dışarı almak için doktor, karın cildi üzerine yapılan kesi kenarlarından tüp ve tüpler (Drenler) koymuş olabilir. Doktor bu tüplerden gelen sıvı miktarını ve içeriğini kontrol eder. Tüplerden gelen sıvı miktarı azalınca tüpler çekilebilir.

Anestezi mide-bağırsak kanalını da etkiler. Mide bağırsak kanalı düzenli çalışmadığı için midede ve bağırsaklarda sıvı birikimi olur. Bu nedenle yapılan cerrahi girişimin şekline göre mideye de bir sonda (tüp) koymak gerekir. Hasta uyurken burundan özel bir sonda mideye ilerletilir. Nazogastrik sonda midede biriken salgıları dışarı alır ve hastayı rahatlatır.

Anestezi etkisi ile bağırsak hareketleri de geç başlar. Bunu kontrol etmek için doktor karnı stetoskop ile dinler ve hareketleri kontrol eder. Hastanın bağırsak hareketleri, gazı, dışkılama ve iştahı doktor tarafından sık sık sorgulanır.

Hastanın bağırsak hareketleri başlayınca doktor önce berrak sıvılar (su) içilmesine, sonra sulu gıda, sonra da zaman içinde katı gıdalar alınmasına izin verir. Bunların sırayla uygulanması gerekir.

Bu dönemde hastanın hareket etmesi de önemlidir. Dolaşım sistemi ve bağırsak hareketleri için yürüyüş yapılması gerekir. İlk uygulama çok zor da olsa hastanın mutlaka yürümesi gerekir.

Anestezi sonrasında, akciğer enfeksiyonları ve solunum problemleri sık yaşanan diğer problemlerdir. Bu nedenle hastanın sık sık derin nefes egzersizleri yapması gerekir. Genelde hastalar ağrı nedeni ile derin nefes almak istemezler ve bu da akciğerlerde sekresyonların (balgam ve tükürük) birikmesine ve enfeksiyonların gelişmesine neden olur.

Hastanın iştahının yerine gelmesi, yemekleri tolere etmesi, kendi başına veya az yardımla yürüyebilmesi taburculuk zamanının yaklaştığını gösterir.

Hastanın taburcu olmasında bazı etkenler vardır; Yapılan testlerin sonuçları, cerrahi yaranın iyileşmesi, çıkarılan dokunun patoloji raporunun incelenmesi ve gerektiğinde diğer bölümlerden ek tedavi için danışmanlık alınması gibi işlemler tamamlandıktan sonra hasta taburcu edilebilir.

Hastaneden taburcu olmadan aşağıdaki konulardaki soruların cevaplarını öğrenmeniz gerekir;

  • Yara bakımı için özel bir şey yapılacak mı?
  • Hangi durumda acil olarak hastaneye geri gelinmesi gerekir?
  • Yaşamınızdaki kısıtlamalar nelerdir (Gıda, egzersiz vs)
  • Hangi ilaçlar ne sıklıkta kullanılacak?
  • Ağrı kesicilerin kullanılması gerekiyor mu?
  • Herhangi bir problemde kimi aramanız gerekiyor.
  • Rehabilitasyon için bir programa katılmanıza gerek var mı?
  • Tekrar kontrole ne zaman gelinecek?

Ameliyat Öncesi Doktorunuza Sormanız Gereken Sorular Nelerdir?

Hastalığınız ve tedavisi hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi olursanız hastalığınızla o kadar iyi başa çıkarsınız. Bu nedenle ameliyat kararını verirken doktorunuza aşağıdaki soruları mutlaka sorunuz.

  • Hangi nedenle ameliyat olmanız gerekiyor?
  • Ameliyatın başarı şansı nedir?
  • Başka tedavi yöntemleri var mı? Varsa neler?
  • Ameliyat olmazsam sonuç ne olur?
  • Ameliyata karar verirsem ne tip bir müdahale yapılacak?
  • Mevcut hastalığım dışında benim bünyem bu ameliyat ve anesteziyi (Narkoz) kaldırabilecek mi?
  • Ameliyatın riskleri ve hayatı tehdit eden yan etkileri nelerdir?
  • Ameliyat sırasında kan ve kan ürünleri vermeniz gerekecek mi?
  • Bu tip ameliyatlardan kaç tane yaptınız ve başarı oranınız nedir?
  • Ameliyat benim sağlığımı ve yaşam kalitemi nasıl düzeltecek?
  • Hastanede ne kadar süre yatmam gerekiyor?
  • Ameliyatın hemen sonrasında beni ne gibi olaylar bekliyor?
  • Normal aktiviteme ne zaman dönebileceğim?
  • Ameliyatın yaşamında nasıl bir etkisi olacak?
  • Ameliyat olmadan bunları düşünebilecek zamanım var mı?
  • Bu hastalık ve ameliyatım ile ilgili olarak bilgi almak için ikinci bir doktora danışmam gerekir mi?

Cerrahi Girişimin - Ameliyatın Riskleri Ve Yan Etkileri Nelerdir?

Cerrahi girişimlerde dahil olmak üzere yapılan tüm tıbbi tedavilerin belli bir riski vardır. Aslında hayatta yapılan herşeyin belli bir riski vardır. Örneğin bir yerden bir yere seyahat ederken de bazı riskleri göze alırız. Alınan bazı önlemlerle bu riskleri ve sonucunda olabilecek yan etkileri azaltabiliriz.

Basit bir hesapla fayda ve zarar oranları göz önüne alınmalıdır. Hiç kimse durup dururken bir cerrahi girişim olmak istemez. Önemli olan “Neden doktorunuz size bir cerrahi girişim yapmak istemektedir?” sorusunun cevabını almaktır. Veya tam terside düşünülmelidir; “Cerrahi girişim yapılmazsa sağlığınızda ne gibi zararlı etkiler oluşacaktır?” Bu noktaların düşünülmesi ve kararın ona göre verilmesi gerekir. Cerrahi işlemin yararları fazla ise bu cerrahi girişim göze alınır.

Cerrahi girişimler, çok eski çağlardan beri yapılmaktadır. Girişim ne kadar küçük olursa olsun bir risk mevcuttur. Günümüzdeki teknolojik imkanlar ile cerrahi girişimler çok düşük risk oranları ile yapılabilmektedir. Ameliyat döneminde olan riskler genelde iki grupta toplanabilir.

  1. Anesteziye ait
  2. Cerrahiye ait risklerdir.

Herhangi bir tıbbi girişimden önce hastanın riskleri çok iyi anlaması ve bilmesi gerekir. Yapılacak işlemin boyutuna göre risk değişmektedir. Bunları doktorunuz ile konuşmanız gerekir.

Cerrahi Girişim Sırasındaki Riskler

Cerrahi girişim sırasında olabilecek riskler hastanın cerrahi girişim gerektiren hastalığına, hastanın mevcut diğer hastalıklarına (kalp, şeker, tansiyon hastalığı v.s), anesteziye, yapılacak cerrahi girişime ve ameliyat sonrası yoğun bakımın ünitesine ait olabilir. Genelde yapılacak cerrahi işlem ne kadar zor ve karmaşık (komplike) ise riskte o oranda artmaktadır.

Küçük cerrahi girişimlerin ve biyopsi alınmasının riski büyük cerrahi girişimlere göre düşüktür. Kesi yerindeki ağrı ve yara yerinin iltihaplanması en önemli sorunlardır.

Büyük cerrahi girişimler birçok riski beraberinde getirir.

Kanama, bu risklerin başında gelir. Cerrah, ameliyat sırasında her ne kadar dikkatli olursa olsun hastalıklı dokunun çıkarılması sonrasında o bölgeden kanama olasılığı vardır. Cerrah, hastalıklı dokunun çıkarılması sırasında belli oranda kan kaybını göze almaktadır. Bu dokuya gelen kan damarlarının bağlanması, kesilmesi çevre dokulardan ayrılması belli oranda kanamayı göze almayı gerektirir. Bu nedenle doktor, cerrahi girişimden önce, hastanın kendi kan grubuna uygun kan ve kan ürünlerini ameliyat için hazır tutulmasını isteyebilir. Ameliyat sırasında bunların takılması gerekebilir.

Cerrahi ekibin tüm dikkatine karşın, cerrahi girişim sırasında, hastalıklı dokuya komşu olan iç organların veya damarların yaralanması da mümkündür.

Hastanın cerrahi girişim sırasında kullanılan ilaçlara ve anesteziye olan alerjisi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle cerrahi girişim sırasında hastanın tüm hayati organ fonksiyonları sürekli kontrol altında tutulur.

Cerrahi girişime bağlı olarak, hayati organ fonksiyonlarında bozulma ender gözlenen fakat hayatı tehdit eden yan etkilerdir. Akciğer, kalp veya böbreklerin etkilenmesi ciddi sorunlar doğurur. Bu tip yan etkiler genelde hastanın önceden var olan eşlik eden hastalıklarıyla ortaya çıkar. Örneğin cerrahi girişim öncesi kalp yetmezliği olan kişinin cerrahi girişim döneminde bu sorunu çok ciddi boyut kazanabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi hastaların eşlik eden hastalıklarının değerlendirilmesi çok önemlidir.

Cerrahi Girişimden Sonraki Riskler

Cerrahi girişimlerin en önemli yan etkisi ağrı problemidir. Cerrahi girişimlerden sonra tüm hastalar değişen seviyelerde ağrıdan şikayetçi olabilirler. Ağrı problemi ile başa çıkmada birçok yöntem vardır. Bunlar basit ağrı kesicilerden daha kuvvetli olanlara kadar değişebilir. Bunlara ek olarak spinal kanala (Omurilik kanalı) yerleştirilen özel kateterlerle ağrı giderilmeye çalışılır.

Cerrahi girişimden sonra yara yerinde enfeksiyon gelişebilir. Yapılan her cerrahi girişimin belli bir enfeksiyon oranı vardır. Doktorlar bu oranı azaltmak için cerrahi girişim sırasında çeşitli önlemler alırlar. Enfeksiyon gelişen hastalara antibiyotik uygulaması ve yara bakımı yapılır.

Karın kesisinde oluşan enfeksiyon dikiş yetmezliğine neden olabilir. Karın dikiş hattındaki enfeksiyon, daha sonraki bir zamanda karın fıtığı gelişimine neden olabilir.

Bazı yan etkiler az gözlenir fakat hayatı tehdit eden sorunlara yol açar.

Solunum fonksiyonları sınırda olan hastaların, cerrahi girişimden sonra ek problemleri gelişebilir. Akciğer enfeksiyonu (Pnömoni = Zatürre) gelişebilir. Özellikle sigara içenlerde bu problem daha fazla gözlenir. Bu nedenle hastanın cerrahi girişimden hemen sonra solunum egzersizleri yapması istenir.

Ciddi kanamalar olabilir. Ameliyat (Operasyon) sırasında kontrol altına alınan damarlardan birinin açılması hastada iç veya dış kanamaya neden olabilir. Bu kanamayı durdurmak için tekrar bir girişim gerekebilir.

Bazen enfeksiyon, sadece yara yerinde değil karın zarı içinde de oluşabilir. Karın zarı içinde apse gelişmesi hastanın genel durumunu bozar. Karın ağrısına ek olarak üşüme, titreme ve yüksek ateş ile seyreder.

Cerrahi girişimden sonra uzun süre yatağa bağlı kalan hastalarda derin toplar damarlarında pıhtı oluşabilir. Bu pıhtıların dolaşım ile akciğere gitmesi ciddi solunum sıkıntısına neden olur. Ani başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı bu durumun ilk belirtileri olabilir. Bu nedenle cerrahi girişimden hemen sonra hastanın yürütülmesi, oturtulması, bacak hareketleri önerilir. Devamlı yatağa bağlı tutulması sakıncalıdır.

Kalın bağırsak cerrahisinden sonra oluşan bazı ender yan etkilerin, hastalar tarafından bilinmesi gerekir.

Bağırsak hastalığına bağlı olarak belli bir bağırsak bölgesinin çıkarılmasının ardından geride kalan bağırsak uçları birbirine eklenmesi ile bağırsak devamlılığı sağlanabilir. Bazen bu dikiş hattında (Anastomoz) yara iyileşmesi tam olmaz ve kaçak oluşur. Bağırsak içeriklerinin karın zarına bulaşması sonunda karın zarı iltihaplanması (Peritonit) veya karın içi apsesi gelişebilir.

Kalın bağırsağın en son bölümü olan rektum cerrahisinden sonra çok ender olarak idrar yapma zorluğu ve cinsel fonksiyonlarda bozulma görülebilir.

Cerrahi Girişimden - Ameliyattan Önce İkinci Bir Doktor ile Görüşmeli Miyim?

Hastalığınız tedavisi için cerrahi girişim kararının alınması önemli bir durumdur. Bu nedenle bunu güvendiğiniz ikinci bir doktor ile görüşmeniz sizin için yararlı olabilir. Bu amaçla başka testlerin yapılmasına gerek olmayabilir. Gittiğiniz ikinci doktor ile tekrar hastalığınız hakkında konuşmak sizi de rahatlatacaktır.

Etiketler;ameliyat öncesi hazırlık, proflaktik, palyatif, kanser tanısı, komplikasyon, ameliyat öncesi ve ameliyat günü, doktorla görüşme, ameliyatı beklerken, ameliyat öncesinde