ARAMA:
CERRAHİ TEDAVİNİN RİSK VE KOMPLİKASYONLARI
CERRAHİ TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Bu Makaleye Puan Verin

displayRating('Cerrahi_Girisim_Yan_Etki',5); ?> 5 üzerinden displayRateValue('Cerrahi_Girisim_Yan_Etki'); ?> puan. Puan veren: displayTotalNumberOfRatings('Cerrahi_Girisim_Yan_Etki'); ?> kişi

Bu Makale İle İlgili Görüşlerinizi İletin / Eklenmesini İstediğiniz Bilgileri Yazın

Adınız:        Email Adresiniz: 

Mesajınız :   

SIK SORULAN SORULAR
   RİSKLER VE YAN ETKİLER
    AMELİYAT KANSERİN YAYILMASINA
   NEDEN OLUR MU?
   İKİNCİ BİR DOKTOR İLE GÖRÜŞ
CERRAHİ GİRİŞİMİN RİSKLERİ VE YAN ETKİLERİ NELERDİR ?

Cerrahi girişimlerde dahil olmak üzere yapılan tüm tıbbi tedavilerin belli bir riski vardır. Aslında hayatta yapılan herşeyin belli bir riski vardır. Örneğin bir yerden bir yere seyahat ederken de bazı riskleri göze alırız. Alınan bazı önlemlerle bu riskleri ve sonucunda olabilecek yan etkileri azaltabiliriz.

Basit bir hesapla fayda ve zarar oranları göz önüne alınmalıdır. Hiç kimse durup dururken bir cerrahi girişim olmak istemez. Önemli olan neden doktorunuz size bir cerrahi girişim yapmak istemektedir ? sorusunun cevabını almaktır. Veya tam terside düşünülmelidir; cerrahi girişim yapılmazsa sağlığınızda ne gibi zararlı etkiler oluşacaktır ?. Bu noktaların düşünülmesi ve kararın ona göre verilmesi gerekir. Cerrahi işlemin yararları fazla ise bu cerrahi girişim göze alınır.

Cerrahi girişimler, çok eski çağlardan beridir yapılmaktadır. Girişim ne kadar küçük olursa olsun bir risk mevcuttur. Günümüzdeki teknolojik imkanlar ile cerrahi girişimler çok düşük risk oranları ile yapılabilmektedir. Ameliyat döneminde olan riskler genelde iki grupta toplanabilir.

1) Anesteziye ait

2) Cerrahiye ait risklerdir.

Herhangi bir tıbbi girişimden önce hastanın riskleri çok iyi anlaması ve bilmesi gerekir. Yapılacak işlemin boyutuna göre risk değişmektedir. Bunları doktorunuz ile konuşmanız gerekir.

Cerrahi Girişim Sırasındaki Riskler

Cerrahi girişim sırasında olabilecek riskler hastanın cerrahi girişim gerektiren hastalığına, hastanın, , mevcut diğer hastalıklarına (kalp, şeker, tansiyon hastalığı v.s) anesteziye, yapılacak cerrahi girişime ve ameliyat sonrası yoğun bakımın ünitesine ait olabilir. Genelde yapılacak cerrahi işlem ne kadar zor ve karmaşık (komplike) ise riskte o oranda artmaktadır.

Küçük cerrahi girişimlerin ve biyopsi alınmasının riski büyük cerrahi girşimlere göre düşüktür. Kesi yerindeki ağrı ve yara yerinin iltihaplanması en önemli sorunlardır.

Büyük cerrahi girişimler bir çok riski beraberinde getirir.

Kanama, bu risklerin başında gelir. Cerrah, ameliyat sırasında her ne kadar dikkatli olursa olsun hastalıklı dokunun çıkarılması sonrasında o bölgeden kanama olasılığı vardır. Cerrah, hastalıklı dokunun çıkarılması sırasında cerrah belli oranda kan kaybını göze almaktadır. Bu dokuya gelen kan damarlarının bağlanması, kesilmesi çevre dokulardan ayrılması belli oranda kanamayı göze almayı gerektirir. Bu nedenle doktor, cerrahi girişimden önce, hastanın kendi kan grubuna uygun kan ve kan ürünlerini ameliyat için hazır tutulmasını isteyebilir. Ameliyat sırasında bunların takılması gerekebilir.

Cerrahi ekibin tüm dikkatine karşın, cerrahi girişim sırasında, hastalıklı dokuya komşu olan iç organların veya damarların yaralanması da mümkündür.

Hastanın cerrahi girişm sırasında kullanılan ilaçlara ve anesteziye olan allerjisi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle cerrahi girişim sırasında hastanın tüm hayati organ fonksiyonları sürekli kontrol altında tutulur.

Cerrahi girişime bağlı olarak, hayati organ fonksiyonlarında bozulma ender gözlenen fakat hayatı tehdid eden yan etkilerdir. Akciğer, kalp veya böbreklerin etkilenmesi ciddi sorunlar doğurur. Bu tip yan etkiler genelde hastanın önceden var olan eşlik eden hastalıklarıyla ortaya çıkar. Örneğin cerrahi girişim öncesi kalp yetmezliği olan kişinin cerrahi girişim döneminde bu sorunu çok ciddi boyut kazanabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi hastaların eşlik eden hastalıklarının değerlendirilmesi çok önemlidir.

Cerrahi Girişimden Sonraki Riskler

Cerrahi grişimlerin en önemli yan etkiisi ağrı probemidir. Cerrahi girişimlerden sonra tüm hastalar değişen seviyelerde ağrıdan şikayetçi olabilirler. Ağrı problemi ile başa çıkmada bir çok yöntem vardır. Bunlr basit ağrı kesicilerden daha kuvvetli olanlara kadar değişebilir. Bunlara ek olarak spinal kanala (omurilik kanalı) yerleştirlen özel kateterlerle ağrı giderilmeye çalışılır.

Cerrahi girişimden sora yara yerine enfeksiyon gelişebilir. Yapılan her cerrahi girşimin belli bir enfeksiyon oranı vardır. Doktorlar bu oranı azaltmak için cerrahi girişim sırasında çeşitli önlemler alırlar. Enfeksiyon gelişen hastalara antibiyotik uygulaması ve yara bakımı yapılır.

Karın kesisinde oluşan enfeksiyon dikiş yetmezliğine neden olabilir. Karın dikiş hattındaki enfeksiyon, daha sonraki bir zamanda karın fıtığı gelişimine neden olabilir.

Bazı yan etkiler az gözlenir fakat hayatı tehdid eden sorunlara yol açar.

Solunum fonksiyonları sınırda olan hastaların, cerrahi girişimden sonra ek problemleri gelişebilir. Akciğer enfeksiyonu (pnomoni = zatüre) gelişebilir.Özellikle sigara içenlerde bu problem daha fazla gözlenir.  Bu nedenle hastanın cerrahi girişimden hemen sonra solunum egzersizleri yapması istenir.

Ciddi kanamalar olabilir. Ameliyat sırasında kontrol altına alınan damarlardan birinin açılması hastada iç veya dış kanamaya neden olabilir. Bu kanamayı durdurmak için tekrar bir girişim gerekebilir.

Bazen enfeksiyon, sadece yara yerinde değil karın zarı içinde de oluşabilir. Karın zarı içinde apse gelişmesi hastanın genel durumunu bozar. Karın ağrısına ek olarak üşüme, titreme ve yüksek ateş ile seyreder.

Cerrahi girişimden sonra uzun süre yatağa bağlı kalan hastalarda derin toplar damarlarında pıhtı oluşabilir. Bu pıhtıların dolaşım ile akciğere gelmesi ciddi solunum sıkıntısına neden olur. Ani başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı bu durumun ilk belirtileri olabilir. Bu nedenle cerrahi girişimden hemen sonra hastanın yürütülmesi, oturtulması, bacak hareketleri önerilir. Devamlı yatağa bağlı tutulması sakıncalıdır

Kalın bağırsak cerrahisinden sonra oluşan bazı ender yan etkilerin, hastalar tarafından bilinmesi gerekir.

Bağırsak hastalığına bağlı olarak belli bir bağırsak bölgesinin çıkarılmasının ardından geride kalan bağırsak uçları birbirine eklenmesi ile bağırsak devamlılığı sağlanabilir. Bazen bu dikiş hattında (anastomoz) yara iyileşmesi tam olmaz ve kaçak oluşur. Bağırsak içeriklerinin karın zarına bulaşması sonunda karın zarı iltihaplanması (peritonit) veya karın içi apsesi gelişebilir.

Kalın bağırsağın en son bölümü olan rektum cerrahisinden sonra çok ender olarak idrar yapma zorluğu ve cinsel fonksiyonlarda bozulma görülebilir.

CERRAHİ GİRİŞİM KANSERİN YAYILMASINA NEDEN OLUR MU ?

Genel olarak halk arasında böyle bir inanış olsa da bu doğru değildir. Yapılan cerrahi girişim kanserin yayılmasına neden olmaz. Çok ender olarak biopsilerde kullanılan kalın iğnelerin kanser hücrelerini yaydığı gösterilmiştir. Fakat günümüzde kullanılan iğneler ile böyle bir olasılık yok denecek kadar azdır.

Kanser düşünülen dokudan cerrahi girişim ile insizyonel biyopsi alınmasının kanser yayılması bakımından herhangi sakıncalı bir yönü yoktur. Bazen cerrah, kanser olduğu düşünülen dokudan biyopsi almak yerine, dokunun hepsini çıkartarak incelemeye gönderebilir. Fakat bazı durumlarda kanser olasılığı olan dokunun hepsinin çıkarılması kesin biyopsi tanısını gerektiriyorsa bu durumda, iğne biyopsilerinden güvenirlikle yararlanılabilir.

Halk arasında diğer bir inanışta bıçak değen kanserin yayılıp hastayı daha kötü etkileyeceği yönündedir. Çoğu hasta cerrahi girişimden sonra kendini kötü hisseder ve bunu kanserin yayılımına bağlar. Aslında bu doğru değildir. Cerrahi girişimin vücut üzerindeki etkileri ve yara iyileşme süreci nedeni ile hastalar kendini yorgun ve kuvvetsiz hissederler. Bunu “kanserin bıçak değmesi sonucu yayılımını” ile ilişkilendirmek doğru değildir.

Bir çok kanser tipinde hastanın, kanser hastalığından kurtulması için elindeki en iyi şans cerrahi girişimdir. Bazen buna ek olarak Kemoterapi, radyoterapi ve biyolojik tedavi eklenebilmektedir. Yanlış bir inanış ile sağlığınızı etkileyebilecek kararları almadan önce mutlaka bir doktor ile konuşmanız gerekir.

CERRAHİ GİRİŞİMDEN ÖNCE İKİNCİ BİR DOKTOR İLE GÖRÜŞMELİ MİYİM ?

Hastalığınız tedavisi için cerrahi girişim kararının alınması önemli bir durumdur. Bu nedenle bunu güvendiğiniz ikinci bir doktor ile tartışmanız sizin için yararlı olabilir. Bu amaçla başka testlerin yapılmasına gerek olmayabilir. Gittiğiniz ikinci doktor ile tekrar hastalığınız hakkında konuşmak siz de rahatlatacaktır.



Site Hakkında       Eleştiri ve Katkılarınız        Yasal Uyarılar        Ana Sayfa             Prof. Dr. M. Ayhan Kuzu, Tüm Hakları Saklıdır.