• Bağırsak Kanseri
  • Kolon Kanseri
  • Kolon Kanseri Oluşum Şekilleri Nelerdir?


Kolon Kanseri (Kalın Bağırsak Kanseri) Oluşum Şekilleri Nelerdir?

Kolon Kanseri Oluşum Şekilleri

Rastlantısal (Sporadik) Kalın Bağırsak Kanseri

Kalın bağırsak kanserinin önemli bir bölümü herhangi bir tanımlanmış genetik bozukluğa bağlı olmadan rastlantısal olarak gelişir. Bu tip oluşum şekli, tüm kalın bağırsak kanserlerinin %65-85 kadarında gözlenir. Rastlantısal tip kalın bağırsak kanserinde kalıtsal geçiş gözlenmez. Ailede birden fazla bireyde kalın bağırsak kanseri ender olarak gözlenebilir fakat kuvvetli bir ailesel kalın bağırsak hikayesi yoktur.

Kolon Kanseri Aile Hikayesi

Ailesel Kalın Bağırsak Kanseri

Bu gruptaki hastaların ailesinde birkaç nesildir süregelen kalın bağırsak kanseri hikayesi vardır. Fakat bireyin ailesinde hastalık olmasına karşın, kalıtsal kalın bağırsak kanserinde olduğu gibi tanımlanmış bir genetik bozukluk (kalıtsal geçiş) tanımlanmamıştır. Yani belli sabit bir gende bozukluk tanımlanmamıştır. Tüm kalın bağırsak kanserlerinin yaklaşık olarak %10-30’u ailesel kalın bağırsak kanseridir. Bu tip aile hikayesi olanlarda tarama testleri yapmak gerekir.

Ailesel Kolon Kanseri

Kalıtsal Kalın Bağırsak Kanseri

Hastalığın geçişine neden olan genetik bozukluk tanımlanmıştır. Yani sabit bir gende genetik bozukluk vardır. Tüm kolorektal kanser hastalarının %5 kadarı kalıtsal geçiş gösterir. Günümüzde kalıtsal kolorektal kanserin belirlenmiş iki tipi vardır. Bunlardan biri ailesel adenomatöz polipozis sendromu (familiyal polypozis coli / FAP) diğeri kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanserdir (HNPCC / Lynch sendromu)

1 - HNPCC

Kalıtsal kalın bağırsak kanseri içinde en sık gözleneni kalıtsal (herediter) non-polipozis kolorektal kanserdir (HNPCC). Genetik bozukluk tanımlanmıştır. Tüm kalın bağırsak kanser hastalarının % 5’inin oluşum şekli bu gruba girer. Hastalık bireyin çocuklarına belirgin geçiş gösterir. Ailesel adenomatöz polipozis sendromundan (FAP) farklı olarak bu hastalarda FAP’ taki gibi yüzlerce polip oluşmaz.

Ailesinde 50 yaş öncesi kalın bağırsak kanseri olanlarda ve 3 veya daha fazla yakın akrabalarında kalın bağırsak kanseri olanlarda kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser düşünülmelidir.

Kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser grubuna giren kişilerde, kalın bağırsağın birçok kısmında kanser olabilir. Buna ek olarak meme, rahim (uterus), yumurtalık (over) ve idrar yolları kanserleri gözlenebilir.

Ailesinde bu tip kalın bağırsak kanseri olanları yakın takip etmek gerekir. Bu takiplerde kalın bağırsakta kanser veya büyük bir polip tespit edilmedikçe ameliyat gereksizdir. Bu hastalar jinekolojik, meme ve ürolojik açıdan da takip edilmelidir.

2 - FAP

Kalıtsal diğer bir kalın bağırsak kanseri ailesel (familyal) adenomatöz polipozis hastalığıdır (FAP). Hastaların bağırsaklarında yüzlerce, binlerce polip bulunur. Tüm kalın bağırsak kanser hastalarının % 1’inin oluşum şekli bu gruba girer.

Aile bireylerini etkilediği için ailesel, kalın bağırsakta adenomatöz polipler (ince ve kalın bağırsakta görülen kansere dönüşebilen polip tipi) görüldüğü için adenomatöz, kalın bağırsakta çok sayıda polip izlendiği içinde polipozis denilmiştir. Ayrıca hastalığın belirtisi olarak deride kistler, kemik çıkıntıları ve fazladan diş oluşabilir.

Hastalığı olan kişi, kalıtsal olarak, %50 olasılıkla hastalığı çocuklarına geçirir. Bu hastalığa neden olan genetik bozukluk 5. kromozomda taşınır ve adenomatöz polipozis coli geni (APC) adını alır. Kan testi ile etkilenen kişi saptanabilir.

FAP - familyal adenomatöz polipozis kalıtsal bir kalın bağırsak kanseri türüdür

Ailesel adenomatöz polipozis sendromu (familiyal adenomatöz polypozis / FAP) olan ailelerde kalın bağırsak tarama testlerine 10 yaşında başlanmalıdır. Buna ek olarak mide ve duodenum (oniki parmak bağırsağı) endoskop ile taranmalıdır.

Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) hastalığı taşıyanların ileriki yıllarda kanser gelişme olasılığı %100’e yakındır. Bu nedenle tanı koyulduğunda, koruyucu olarak, tüm kalın bağırsağı çıkartmak gerekir. Özel bir cerrahi teknik ile ince bağırsak anüse (makata) bağlanır ve hastanın yaşam kalitesinin bozulmamasına özen gösterilir.