Kolorektal kanseri olan hemen tüm vakalarda, tam şifa için cerrahi tedavi gerekir. Radyasyon ve Kemoterapi bazen cerrahiye ek olarak kullanılır.
Eğer kanser, erken tanı konulur ve tedavi edilirse hastaların %80-90 ı normal sağlığına kavuşur. Tanı, geç evrelerde konursa şifa şansı %50 veya altına düşer. Kolorektal kanserli hastaların %5-10 undan azında, cerrahi olarak hastalıklı olan kalın bağırsağın ameliyat ile çıkarılmasının ardından, geri kalan kalın bağırsağın karın duvarı ile ağızlaştırılması gerekebilir. Bu işleme Kolostomi denir.
CERRAHİ TEDAVİ İLKELERİ NEDİR ?Kolon ve rektum kanserinin cerrahi olarak tam şifa ile (kür) tedavisinde cerrah beş ana noktaya dikkat eder.
1- Kanserli dokuyu içeren bağırsak bölümünün tam olarak çıkartılması önemlidir. Kanser genelde çevre dokuya yayılma eğilimde olduğu için cerrah kanser ile beraber komşuluğundaki normal çevre dokuyu geniş bir şekilde çıkartır. Eğer kanser içeren bağırsak bölümü komşu organa yayıldı ise cerrah komşu organı da bağırsak ile beraber bir bütün olarak çıkartır.
2- Kalın bağırsağı vücuda bağlayan mezenter dokuyu da beraberinde çıkartmak gerekir. Mezenter doku içinde bağırsağın kanlanmasını (dolaşımını) sağlayan ona temiz kanı getiren arterler (atar damar) ve kirli kanı toplayan venler (toplar damarlar) bulunur. Bunlara ek olarak vücudumuzun savunma organlarından biri olan lenf bezleri de mezenter içinde arterlere komşu olarak yerleşmiştir. Ameliyat sırasında mezenterin çıkarılması hastalığın kontrolü için gereklidir.
3- Vücut savunma hücrelerini içeren ve kanser hücrelerinin vücuda yayılmasını engelleyen lenf bezlerinin de çıkarılması gereklidir. Lenf bezleri normalde vücut sıvılarını bir filtre gibi süzerek içindeki yabancı maddeleri, mikropları ve kanser hücrelerini yakalar ve bunları tahrip ederek vücudumuzu bu zararlı etkenlerden temizler. Bu nedenle ameliyat sırasında kanserin bulunduğu kalın bağırsak bölümüne ait lenf bezlerini de çıkartmak gerekir. Bu işlem hastalığın yayılmasına engel olmak için çok önemlidir.

4- Ameliyat sırasında cerrahın, hastalığın yayılabileceği yerleri kontrol etmesi ve buna ek olarak alacağı önlemler ile ameliyat sırasında hastalığın daha fazla yayılmasını engellemesi gerekir.
a) Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölgesinin aşırı çekilmesi, ellenmesi kanser hücrelerinin yayılımını artırabilir. Bu nedenle bu kısma fazla dokunmadan uzaktan önce bu bölgenin damarlarının bağlanarak kanser hücrelerinin kan yolu ile olan yayılımın engellenmesi gerekir.
b) Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölümü çıkarılırken kanser hücreleri karın iç zarı içine düşerek yayılabilir. Yine kanserli dokuya çok yakın çalışılması hücrelerin yayılmasına neden olabilir. Bu durumda karın iç zarının kanser hücrelerine öldürücü etkisi olan solüsyonlarla yıkanması gerekir. Buna ek olarak cerrah, ameliyat sırasında çok dikkatli davranarak kanserli bağırsak kısmını delmemeye özen göstermelidir.
c) Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölgesinin aşırı çekilmesi, ellenmesi kanser hücrelerinin yayılımını artırabilir. Bu şekilde bir kısım kanser hücresi bağırsak lümeni içinde yayılabilir. Cerrahın bunun için de önlem alması gerekir. Aksi takdirde bu hücreler bağırsak uçları birbirine eklenirken bu bölgeye yerleşerek hastalığın tekrar oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle aynı solüsyonla bağırsağın içinin de yıkanması gerekir.
5- Tüm bunların uygulanması hastanın sağlığı, kanserle savaşı için en önemli belirleyicidir. Bu nedenle ameliyatın titizlikle yapılması çok önemlidir. Hastanın kısa sürede ameliyata bağlı herhangi bir yan etki (komplikasyon) olmaksızın eski sağlığına kavuşturulması gerekir. Böylelikle hasta vücut direnci hiç düşmeden kanserle savaşına devam edebilir.
KANSERİN YERLEŞİM YERİ VE YAPILAN AMELİYATLAR NELERDİR ?
Yapılan ameliyat çeşitlerini geçmeden önce kısaca sindirim sistemi ve kalın bağırsak bölümlerini tanıyalım.
ANATOMİSindirim kanalı ağızdan başlar ve sırası ile yemek borusu (özafagus), mide, duodenum (oniki parmak bağırsağı), ince bağırsak ve kalın bağırsak ile devam eder.
Kalın bağırsak (kolon) çeşitli bölümlerden oluşur.
İnce bağırsak ile birleştiği bölgeye çekum denir.
Çekumdan sonra kalın bağırsak yukarı doğru çıkar. Bu bölüme çıkan kolon denir.
Daha sonra karın içinde sağdan sola doğru uzanır. Bu bölüme transvers (enine) kolon denir.
Karın sol tarafına ulaşınca aşağıya doğru yön değiştirir, bu bölüme inen kolon denir.
İnen kolonun devamı S harfi şeklindedir ve Sigmoid kolon adını alır.
Kalın bağırsağın son kısmı, dışkının depolandığı rektum bölümüdür.
Kalın bağırsağın dışa açıldığı ağza anüs (makat) denir. Bu bölgede dışkı kontrolünü sağlayan kaslar vardır.

Sindirim Sistemi Anatomisi
Kalın bağırsağın duvarı 4 tabakadan oluşur.
1- Kalın bağırsağın içini kaplayan bir örtü tabakası vardır. Bağırsağın içini döşeyen örtü tabakasına mukoza denir. Bu tabaka besin maddelerinin sindirimi ve kana emilmesi işlevini yapar
2- Mukoza ve kas tabakası arasında destek dokusu bulunur. Burada mukoza tabakasının besleyici damarları ve lenfatikleri mevcuttur. Bu tabakaya submukoza tabakası denir
3- Orta kısımda kas tabakası bulunur. Besin maddelerinin ileri doğru hareket işevi bu tabaka tarafından yapılır.
4- Bağırsak duvarının en dış kısmında seroza tabakası bulunur. Seroza tabakasının yüzeyi düzgündür. Bu bağırsakların karın boşluğu içinde birbirine yapışmasını engeller ve bağırsaklar bir düzen içinde çalışır.

Kalın Bağırsak Tabakaları
Kalın bağırsak kanseri en sık bağırsağın sol tarafında yani inen kolon ve rektum denilen kısmında görülür.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalındaki son 15 yıllık seride de görüldüğü gibi kanser kalın bağırsağın anüse (makat) yakın olan son kısmınlarında yani inen kolon, sigmoid, rektosigmoid ve rektum bölümlerinde daha fazla oluşmaktadır.

Kanser polip dağılımında olduğu gibi en sık kalın bağırsağın sol tarafında görülür
Batı toplumundaki serilerde de kalın bağırsak kanserinin bağırsak içindeki dağılımı, buna çok benzemektedir.
YAPILAN AMELİYATLARKalın bağırsağın ince bağırsakla birleşmesinden sonraki bölümde yerleşen kanserlere sağ kolon (kalın bağırsak) kanseri denir. Bu bölge kanserlerinde kalın bağırsağın sağ tarafı ameliyat ile alınır. İnce bağırsak ile kalın bağırsak tekrar birbirine eklenerek bağırsak devamlılığı eskiden olduğu gibi sağlanır.
Kalın bağırsağın sağ tarafının ince bağırsağın son 5-10 cm kısmı ile beraber çıkarılması işlemi: Sağ hemikolektomi Ameliyatı.
Kalın bağırsağın sağ bölümü ile sol bölümü arasında kalan kısma tranvers kolon denir. Bu bölge kanserlerinde iki ameliyat tekniği uygulanabilir. Birinci teknikte yukarıda anlatılan sağ hemikolektomi ameliyatı genişletilmiş şekilde yapılarak yine ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında devamlılık sağlanabilir. İkinci ameliyat tekniğinde ise kalın bağırsağın sağ ve sol bölümlerinin arasında kalan kısmı çıkarılır. Segmenter rezeksiyon sonrasında kalın bağırsağın her iki ucu birbirine eklenerek bağırsak devamlılığı eskiden olduğu gibi sağlanır.

Kalın bağırsağın sağ ve sol tarafı arasında kalan bölümün çıkarılması ve her iki kalın bağırsak uclarının birbirine eklenmesi ameliyatı görülmektedir.
Kalın bağırsağın sol tarafında yerleşen kanserlerde sol hemikolektomi ameliyatı yapılır. Kalın bağırsağın sol tarafı çıkarıldıktan sonra kalın bağırsağın her iki ucu birbirine eklenerek bağırsak devamlılığı eskiden olduğu gibi sağlanır.

Kalın bağırsağın sol tarafının çıkarılması ve her iki kalın bağırsak uclarının birbirine eklenmesi: Sol Hemikolektomi ameliyatı görülmektedir.
Kalın bağırsağın makata yakın bölümlerinde yerleşen kanserlere rektum kanseri denir. Rektum bölgesinde yerleşen kanserlerde kalın bağırsağın sol tarafı ile birlikte rektum bölümü de ameliyat sırasında çıkarılır. Bu bölüm çıkarıldıktan sonra kalın bağırsağın her iki ucu birbirine eklenerek bağırsak devamlılığı eskiden olduğu gibi sağlanır. Hastanın normal yoldan dışkılama işlevini yapması sağlanır.
Bu teknik ile hasta ameliyat sonrası bağırsak devamlılığının sağlanması ile eskiden olduğu gibi normal yoldan dışkılama işlevini yapabilir Kalın bağırsak kanseri için yapılan ameliyatların yaklaşık %90-95 kadarında bağırsak devamlılığı bu şeklide sağlanabilir.
Kalın bağırsağın makata yakın bölümlerinde yerleşen kanserlere rektum kanseri denir. Makata yakın olarak yerleşim gösteren rektum kanserlerinde kalın bağırsağın rektum bölümü ile birlikte makat bölgesinin de çıkarılması gerekir. Bu bölüm çıkarıldıktan sonra kalın bağırsak karın ön duvarına ağızlaştırılır (kolostomi açılması). Bu karın duvarına ağızlaştırılan kısma stoma veya ostomi denir. Yapılan ameliyata ise abdomino-perineyal rezeksiyon (Miles ameliyatı) denir.

Ameliyat sonrası bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılması: Kolostomi yapılması
Bazen kalın bağırsakta birden fazla tümör ve / veya polip olabilir. Bu durumda kalın bağırsağın hem sağ hemde sol tarafının çıkarılması gerekir. Bu durumda ince bağırsak ile rektum arasında devamlılık sağlanır. Bu ameliyatta subtotal kolektomi denir.
Kalın bağırsağın rektum bölümü hariç tama yakın çıkarılması: Subtotal Kolektomi Ameliyatı
Ameliyatı yapan doktorun her ne kadar asıl görevi kalın bağırsak kanserini başarılı bir şekilde çıkartmak ise de diğer bir görevi de kanserli kalın bağırsak bölümünü çıkarttıktan sonra bağırsak devamlılığını sağlamaktır. Bu şekilde hastanın eskiden olduğu normal yoldan dışkılama işlevi yapabilmesi sağlanır. Kalın bağırsak kanserinde %90 vakada bağırsak devamlılığını sağlamak mümkün olur. Fakat kalın bağırsağın en son kısmı olan rektum kanserinde durum farklı olabilir.

Bu teknik ile hasta ameliyat sonrası bağırsak devamlılığının sağlanması ile eskiden olduğu gibi normal yoldan dışkılama işlevini yapabilir Kalın bağırsak kanseri için yapılan ameliyatların yaklaşık %90-95 kadarında bağırsak devamlılığı bu şeklide sağlanabilir.
Rektum kanseri cerrahisi kolon (kalın bağırsak) kanser cerrahisine göre daha zordur. Bunu nedeni rektumun leğen kemiği ile çevreli olmasıdır. Etrafı kemik doku ile kaplı, dar bir alanda ameliyat yapmak tecrübe ve rektum cerrahisinde uzmanlık gerektirir. Rektum kanseri cerrahisinde her zaman bağırsak devamlılığını sağlamak mümkün olmayabilir. Bazen geçici bazen de kalıcı olarak kalın bağırsağın geride kalan kısmını karın duvarına ağızlaştırmak gerekebilir.
Rektum cerrahisinde uzmanlığı olan cerrahların kanserli bölgeyi çıkarttıktan sonra bağırsak devamlılığını sağlamak yani makatı ve onu çevreleyen dışkılamayı kontrol eden kasları koruması mümkün olabilir. Fakat tecrübeli ellerde dahi bağırsak devamlılığını sağlamak hastalığın durumuna göre bazen gerçekleşmeyebilir.
Anüse (makat) yakın olan rektum kanserinde, başarılı bir ameliyat için hastalıklı bölgenin geniş olarak çıkarılması şarttır. İşte bu sırada kanserli bağırsak bölümü ile birlikte makatı da çıkartmak gerekir. Tüm kalın bağırsak kanserli hastaların %10-15 kadarında bu nedenle bağırsak devamlılığı sağlanamaz. Hastalıklı bölge çıkarıldıktan sonra hastanın geride kalan kalın bağırsağı karın duvarına ağızlaştırılır. Bu işleme Kolostomi denir. Bu hastaların dışkılama işlevi karın duvarına yapıştırılan özel bir torba aracılığı ile sağlanır.
Ameliyat sonrası bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılması: Kolostomi yapılması
Rektum kanseri olan bazı hastalarda ise bağırsak devamlılığı sağlandıktan sonra geçici olarak bir ince bağırsak karın duvarına ağızlaştırılabilir. Buna geçici ileostomi denir. Bunda amaç bağırsak devamlılığı sağlayan dikiş hattı (anastomoz) iyileşene kadar dışkının buraya olan temasını geçici süre engellemektir. Bu amaçla açılan ileostomiler 2-6 ay sonra kapatılır ve devamlılık sağlanır..

Kalın bağırsak rezeksiyonu sonrası geçici olarak açılan koruyucu ileostomi uygulaması.
| Sonraki Konu:AMELİYAT SONRASI TAKİP NASIL OLMALIDIR ? |
| Kalın Bağırsak Kanseri Ana Sayfası |


