Takip Edin  facebook twitter youtube

Ülseratif Kolit Tedavisi

  • Genel Bilgi
  • Resim ve Videolar
  • İnteraktif Hasta Eğitimi
  • Sık Sorulan Sorular

Ülseratif kolit hastalığı zaman zaman ani alevlenmeler, zaman zaman da sessiz dönemlerle seyretmektedir. Hastalık alevlendiği dönemde ciddi belirti ve bulgularla seyrederken, sessiz dönemlerde hasta normal yaşamını kolaylıkla sürdürebilmektedir. Hastalığın etkeni tam olarak bilinmediği için hastalığın ne zaman alevleneceği ve buna neyin neden olduğu da bilinmemektedir.

Tedavinin amacı;

  • Hastanın yaşam kalitesini yükseltmek
  • İltihabi hasarı kontrol altına almak
  • Beslenme bozukluğunu düzeltmek
  • Karın ağrısı, ishal ve kanama şikayetlerini azaltmak
  • Kanser gelişimini engellemektir.

Hastanın belirti ve bulgularına göre her hastayı ayrı değerlendirmek gerekir. Hastanın yaşına, cinsiyetine, hastalığın süresine, hastalığın şiddetine, hastanın yaşam kalitesine göre bir tedavi programı yapılmaya çalışılır. Bu nedenle diyet planlaması, ilaç tedavisi, ameliyat veya bunların kombinasyonu ülseratif kolit hastalığının tedavisinde kullanılır.

Ülseratif Kolit hastalığının kesin tedavisi olmadığı için hafif vakalarda sadece bulgulara yönelik tedaviler verilmektedir. Bazı durumlarda ise hastalığın etkilediği kalın bağırsağın tümünün ameliyat ile çıkarılması kesin bir çözüm olabilmektedir.

Şiddetli vakalarda ilaç tedavisine ek olarak bağırsakları istirahate almak gerekir. Bu tip vakalarda tedavi, hastanede yatarken planlanmalıdır. Hastalara lifsiz, kolay sindirilen (elemental) diyet veya damardan besin maddeleri verilir. Bu destek tedavisine verilen cevaba göre sonraki tedavi planı yapılır.

Ülseratif Kolit Hastalığında Kullanılan İlaçlar

İlaçlar ile hastalığın bulguları kontrol altına alınabilir veya azaltılabilir. Fakat ilaçlar, hastalığı tam olarak tedavi edemez.

Tedavide, kalın bağırsak mukozasındaki inflamasyonu baskılayan ilaçlar kullanılır. Hastalığın şiddetine göre tek veya birçok ilaç bir arada tercih edilebilir. Bu ilaçların kullanımı uzun süre gerekebilir.

Salisilik Asitli Anti-İnflamatuar İlaçlar, Sülfasalazine ya da Mesalamine gibi

Genellikle hafif ya da orta dereceli vakalarda hastalar sulfasalazin ile tedavi edilir. Bu ilacın uzun süreli kullanımı da gerekebilir veya diğer ilaçlarla beraber kullanılabilir. Bulantı, kusma, kilo kaybı, ishal gibi yan etkileri görülebilir. Sulfasalazinin yan etkilerinin görüldüğü vakalarda, sulfasalazinin benzeri olan 5-aminosalisilik asit tercih edilebilir.

Metranidazol veya Ciproflaxocine (Siprofloksasin) gibi antibiyotik ilaçlar

Bazı durumlarda antibiyotiklerin eklenmesi, örneğin Metronidazol türevleri yararlı olabilir.

Steroid Grubu Anti-İnflamatuar İlaçlar

Hastalığın şiddetlendiği dönemlerde, steroid (prednizolon) tedavisinden yararlanılır. Bağışıklık sistemini baskıladığı için kısa sürede cevap alınabilmektedir. Yan etkileri nedeni ile çok dikkatli kullanılmalıdır. Hastalığın alevlenme dönemlerinde ilaçların dozu artırılır.

Thiopurine Grubu İlaçlar (Mercaptopurine, Azothiopurine gibi)

Diğer bir grup ilaç immun sisteme (bağışıklık sistemi) etkili ilaçlardır. İmmunosupresif veya immunmodülatörler de denilen ilaçlar, bağışıklık sistemini baskılayarak, hastalığı kontrol altına alır. Azotiyopirin, 6- mercaptopurine, siklosporin ve methotreksat bu grup ilaçlardır. Bağışıklık sistemini kuvvetli baskıladıkları için ciddi yan etkilere neden olabilirler. Bunlarla tedaviye başlarken dikkatli karar vermek gerekir.

Biyolojik Ajanlar (Anti-TNF)

Bir diğer grup ilaç ise biyolojik tedavi edici ilaçlardır. Biyolojik tedaviler vücuttaki iltihabı (inflamasyonu) engelleyen (bloke eden) proteinlerdir. Biyolojik tedavi olarak Anti-TNF ilaçları kullanılmaktadır. İnflamasyon nedeni ile hastalıklı dokulardan salınan tümör nekroz edici faktör (TNF) belirti ve bulgularının şiddetlenmesinden sorumludur. Anti- TNF ilaçları bu şiddetlenmeleri ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle son yıllarda anti- TNF ilaçları bulguları bastırmak amacı ile kullanılmaktadır.

Bazı hastalarda sadece kalın bağırsağın son bölümü etkilenmiştir. Bu durumda olan hastalara ağızdan veya serum ile damardan tedavi vermek yerine lavman ile makat yolu ile tedavi yapılabilmektedir. Yukarıda anlatılan ilaçların lavman yolu ile verilerek etkili olan şekilleri vardır. Bazen doktorunuz hem ağızdan alınan ilaçları hem de lavman yolu ile tedaviyi tercih edebilir.

İlaç Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

Kullanılan tüm ilaçların belli oranlarda yan etkileri vardır.

Sülfasalazin, ender olarak bulantı, baş ağrısı, kansızlık, deri döküntüleri ve ishale neden olur. Yan etkileri azaltmak için başlangıçta küçük dozlar verilmelidir. Doktor, yan etkilerin şiddetine göre doz ayarlaması veya ilaç değişikliği yapabilir.

Tedavide sıkça kullanılan diğer bir ilaç steroidlerdir. Steroid kullanımı ile yüzde genişleme (ay dede yüzü), sivilce gelişimi, iştah artması, kilo artışı gözlenebilir. Kemiklerden kalsiyum kaybına bağlı kemik dokuda zayıflamaya neden olur. Hastalarda şeker hastalığı gelişimi ve kan basıncında yükselme olabilir. Bu nedenle dikkatli takip edilmelidir. Uzun süreli  steroid kullananlarda, düzenli göz kontrolleri yapılmalı, katarakt (perde inmesi) ve glokom (göz tansiyonu) gelişimi açısından hastalar takip edilmelidir. Steroidler hastanın infeksiyonlara (mikrobik hastalıklar) karşı duyarlılığını da arttırır. Yine uzun süreli kullanımlar, hastanın psikolojik dengesini de bozabilir. Tüm bu yan etkiler, steroidlerin kesilmesi ile geçer.

Steroidlerin uzun süre kullanılması ile böbrek üstü bezleri (adrenal bez) baskılanır. Bu nedenle vücutta normalde salgılanan, hayati öneme sahip olan steroidler, gerekli durumlarda, ihtiyaç duyulan miktarlarda salgılanamayabilir.  Bu nedenle steroidleri ilaç olarak kullanmaya başlarken ve ilacı keserken çok dikkatli olunmalıdır. Steroidler doktor kontrolünde, zaman içinde doz azaltılarak kesilmelidir.

Bağışıklık sistemini baskılayan immunmodülatörlerin (Azotiyopirin, 6- mercaptopurine, siklosporin ve methotreksat) ciddi yan etkileri vardır. Bunlar arasında kan hücrelerinde baskılanma, pankreas (pankreatit), karaciğer (hepatit) iltihabı, böbrek hasarı, sinir hücrelerinde iletim bozukluğu sayılabilir.

Vücuttaki iltihabı engelleyen biyolojik ajanlar  (anti-TNF) kullanılmaya başlanmadan önce ayırıcı tanı yapılması önemlidir. Ayırıcı tanı yapılmadan tedaviye başlanırsa, tedavide vücudun diğer enfeksiyonlara karşı savunması azalacağından, altta yatan başka bir enfeksiyon klinik olarak daha da kötüye gidebilecektir. Bu durum hayati tehlike taşıyan bir duruma dönüşebilir. Diğer yan etkileri mide bulantısı, mide ağrısı ve döküntüdür.

İlaç Tedavi Sorunları

İlaç tedavisine cevapsız hastalarda, yan etkiler nedeni ile ilaç kullanamayan hastalarda, ilaç bağımlılığı gelişenlerde (şikayetleri baskılamak için devamlı ilaç kullananlar), çok sayıda ilacı her gün almak istemeyenlerde, ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda, hastalığa bağlı acil gelişen sorunlarda ve kanser şüphesi varlığında ameliyat ile (cerrahi) tedavi gereklidir.

Ülseratif Kolit Resim ve Videoları Burada Yer Alacak

Ülseratif Kolit İnteraktif Hasta Eğitimi Burada Yer Alacak

Ülseratif Kolit Sık Sorulan Sorular Burada Yer Alacak