Takip Edin  facebook twitter youtube

Kemoterapi

Kemoterapi Nedir?

Vücudumuzda bulunan tüm organ ve dokular bir düzen içinde çalışır. Bunları oluşturan hücreler de benzer şekilde belirli bir düzen içinde büyür, bölünür, çoğalır ve ölür. Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının kaybolması anormal hücrelerin oluşmasına neden olur. Kontrol mekanizmaları ortadan kalkınca hücreler devamlı çoğalır ve anormal hücre toplulukları oluşturur. Bu kontrol dışı çoğalma gösteren anormal hücre topluluklarına kanser denir. Normal hücrelerdeki gibi belli bir programları yoktur. Normal hücreler belli bir zaman görevlerini yerine getirdikten sonra programlı olarak ölür ve yerlerini aynı dokudan olan yeni hücrelere bırakırlar. Kanser hücreleri ise bunun tam tersi ölmek yerine devamlı anormal şekilde çoğalarak normal hücrelerin gereksinimleri olan beslenme kaynaklarını da tüketirler ve bulundukları organların işlevlerini de bozabilirler.

Kanser NedirKanser tedavisinde bu anormal çoğalan ve yayılan hücreleri yok etmek ve/veya kontrol altına almak amaçlanır. Bunun için kullanılan ilaç tedavisine de kemoterapi denir.

Kanser Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kanser vücudumuzda bulunan her doku ve/veya organdan gelişebilmektedir. Günümüzde kanserin tedavisinde kullanılan üç ana yöntem vardır.

  1. Ameliyat ile tedavi: Kanserli doku veya organın ameliyat ile çıkarılmasıdır.
  2. Işın tedavisi - Radyoterapi: Kanserli doku veya organa radyoterapi - ışın tedavisi uygulanma işlemidir.
  3. Kemoterapi - İmmunoterapi - Hormonoterapi: Kanserli hücreleri yok etmek için yapılan ilaç tedavisidir.

Bu tedavi yöntemleri kanserin geliştiği doku veya organa, kanserin yerleştiği bölgeye ve kanserin duyarlılığına göre sadece bir tanesi kullanılabileceği gibi ikisi birlikte veya hepsi bir arada kullanılabilmektedir.

Kemoterapiye Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?

Kanser hücrelerinin ilaç verilerek tahrip edilmesine kemoterapi denir. Kanser hücreleri belli bir evreden sonra kalın bağırsakta kanserin oluştuğu kısımda kana karışır ve vücudumuza yayılabilir. Bu durumda doktorun belirleyeceği bazı vakalarda kanser hücrelerinin başka organlara metastaz (sıçrama) yapmasını önlemek ve /veya yayılan kanser hücrelerini tahrip etmek ve tam şifa sağlamak için ilaç tedavisi gerekli olabilir.

Kemoterapinin genel olarak uygulandığı alanlar;

  • Kolon kanseri,
  • Rektum kanseri,
  • Mide kanseri,
  • Meme kanseri,
  • Akciğer kanseri,
  • Kadın hastalıkları kanserleri,
  • Prostat kanseri,
  • Mesane kanseri,
  • Cilt kanserleri,
  • Beyin tümörleri,
  • Yumuşak doku tümörleri,
  • Kemik tümörleri,
  • Lenfomalar,
  • Diğer

Kalın bağırsak kanserlerinin tedavisi amacıyla en sık kullanılan ilaç 5-fluorourasil dir. Bu ilaçla beraber başka ilaçlar da tedaviye eklenebilir. Kalın bağırsak kanserinde kemoterapi amacı ile verilen ilaçlar günlük tedavi ünitelerinde hastayı hastaneye yatırmadan verilebilir. Unutulmaması gereken en önemli nokta her bireyin kanserle savaş gücü ve ilaçları tolere edeceği düzey farklıdır. Bu nedenle tedavinin bir uzman tarafından denetlenmesi gerekir.

Kemoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri bir liste halinde aşağıda verilmiştir. Tüm kemoterapi ilaçları aşağıda liste edilen tüm yan etkilerin hepsine neden olacak demek değildir. Buna ek olarak bazı ilaçlar listede yer almayan yan etkilerde gösterebilir.

  1. Kan Hücrelerine Bağlı Yan Etkiler

    En önemli yan etkilerinden biridir. Kan hücreleri içinde alyuvar (kırmızı hücreler: eritrositler; dokulara ve hücrelere akciğerden oksijen taşırlar), akyuvar (beyaz hücreler: lökositler; vücudu enfeksiyonlara karşı korurular) ve trombositler (kanın pıhtılaşmasını sağlarlar) normal fonksiyonları için aşırı çoğalan hücrelerdir. Bu nedenle kemoterapi ilaçları bu hücrelerin hepsinin kandaki miktarını azaltırlar. Bu geçici bir durumdur. Kemoterapi bitince düzelir.
    Verilen kemoterapi ilaçlarının türüne göre değişmekle birlikte bir iki hafta içinde kan hücre düzeylerinde azalma olabilir. Kırmızı hücrelerdeki azalma, anemi denilen kansızlığa yol açar. Hastada halsizlik, yorgunluk ve nefes almakta sıkıntı gözlenir. Bazen kan nakli gerekebilir.
    Aşağıdaki bulguları fark edince hemen doktora haber verilmelidir.
      • Çabuk yorulma
      • Kuvvet kaybı
      • Halsizlik
      • Nefes darlığı
      • Göğüs ağrısı
      • Göz kararması
      • Kulak çınlaması
    Beyaz hücrelerde azalma olmasına nötropeni denir. Bu durumda vücudun enfeksiyonlara karşı direnci azalır. Salgın mikrobik hastalıklarla mücadele zorlaşır.
    Aşağıdaki bulguları nötropeniyi düşündürmelidir.
      • Ateş (38º C üzerinede ateş)
      • Üşüme
      • Öksürük
      • Boğaz ağrısı
      • Deride döküntüler
      • İdrar yaparken ağrı
      • Şiddetli ishal
    Enfeksiyonlardan korunmak İçin alınabilecek önlemler;
      • Ellerinizi sık sık yıkayınız.
      • Yaralanmamaya özen gösteriniz.
      • Kalabalık ve kirli ortamlardan kaçınınız, bulaşıcı hastalığı olan kişilerle teması engelleyiniz.
      • Sularınızı kaynatarak içiniz, dışarıda yemek yemeyiniz.
      • Meyve ve sebzelerin iyi yıkanmış olmasına dikkat ediniz.
    Trombositlerin (platelet) azalmasına trombositopeni denir. Bu durumda küçük bir yaralanma ve keside aşırı kanama problemleri olabilir. Buna ek vücut içinde iç kanamalar olabilir. Bunlardan beyin kanamasına bağlı felç ve ölüm gelişebilir.
    Aşağıdaki bulgular trombositopeniye işaret eder.
      • Kolay morarma
      • Küçük kesilerde aşırı kanama
      • İdrar ve dışkıda kan
      • Şiddetli baş ağrısı
      • Kanamanın durmaması
    Trombosit sayısının düşüklüğü için alınabilecek önlemler;
      • Kanamayı artıran aktivitelerden kaçınınız. Jilet kullanımı, tırnak törpüleme, tırnak kesme, diş iplerinin kullanımı aktivitelerinden kaçınmak gerekir. Diş fırçalarken bile çok dikkatli olunmalıdır. Kemoterapi altında fiziksel egzersizler yapılabilir. Fakat ağır yaralanmaya neden olabilecek egzersizler yapılmamalıdır.
      • Bol sıvı alınız. ASPİRİN KULLANMAYINIZ, doktorunuza danışmadan ağrı kesici almayınız.
      • Kabızlık varsa önleyici tedbirler alınız.
      • Dinlenmeyi arttırınız.
      • Bol proteinli gıdalar alınız.
      • Bu yan etkiler kan transfüzyonları (kan verilmesi) ile ve yeni ilaç tedavileri ile desteklenir. Doktorlar hastayı kan sayımı ile takip etseler bile hastalar belirti ve bulguları kendileri de takip etmelidir.
  2. Bulantı ve Kusma

    Bazı ilaçlar şiddetli bulantı ve kusmaya neden olabilir. Bu yan etkiden korunmak için bulantı ve kusmayı önleyen ilaçlardan yararlanılabilir. Kemoterapi öncesi berrak sıvıların alınması hastalarda bulantıyı azaltır.
    Kemoterapi sırasında yemeklerin tadı eskisi gibi güzel değildir. İştah azalır. Fakat hastaların kalori ihtiyaçlarını belli oranda karşılamaları gerekir. Bu nedenle az az porsiyonlar halinde yemeklerini tüketmeleri gerekir.
    Bulantı ve kusmayı azaltmak için alınabilecek önlemler;
    Bulantı ve kusmanın her kemoterapi sonrası olacağı önyargısına kapılmayınız.
      • Az, sık ve yavaş yemek yiyiniz.
      • Yağlı, şekerli ve kızartma türü yiyeceklerden uzak durunuz.
      • Hoşlandığınız yiyecekleri tercih ediniz.
      • Tuvalet, parfüm, sigara, yemek kokuları gibi sizi rahatsız edebilecek kokulardan uzak durunuz.
      • Sıkmayan rahat kıyafetler giyiniz.
      • Bulantı olduğu zaman derin ve yavaş nefes alma egzersizleri yapınız.
      • Taşıt tutmanız varsa kemoterapi aldığınız gün uzun yolculuk yapmayınız.
  3. Saç Kaybı

    Kemoterapinin diğer bir yan etkisidir. Alopesi diye de bilinen bu yan etki her kemoterapi ilacı ile oluşmaz.
    Saç köklerindeki hücreler saçların büyümesinden ve devamlılığından sorumludur. Bu hücrelerde kemoterapi ilaçlarından etkilenir. Saç kaybı sadece kafa derisinde değil tüm vücudu etkileyebilir. Saç kaybı etkisi geçicidir. Saçlar tekrar büyüyünce farklı renk ve özellikte olabilir.
    Saç kaybına karşı alınabilecek önlemler;
      • Kemoterapi başlamadan önce saçlarınızı kısa kestiriniz.
      • Bu durumda peruk kullanılmasının herhangi bir zararı yoktur. Peruk kullanmak istemeyen hastalar güneş ışınlarından korunma yöntemlerini uygulamalıdır (geniş şapka veya başörtüsü).
      • Besleyici şampuanlarla yıkayın, iyice durulayınız ve nazikçe kurulayınız.
      • Saçı aşırı taramak ve fırçalamaktan kaçının. Geniş dişli tarakları ve yumuşak fırçaları tercih ediniz.
      • Saç boyaları, spray, jöle, bigudiler, sıkı tokalar kullanmayınız.
      • Elektrikli saç kurutma makinalarını mümkünse kullanmayınız. Eğer gerekiyorsa sıcaklık düzeyi düşük olarak kullanınız.
  4. Boğaz Ağrısı

    Ağız boşluğu ve boğaz iç yüzeyini örten tabaka hızla yenilendiği için bu bölgedeki hücrelerde kemoterapiden etkilenir. Bu bölge aynı zamanda boğaz enfeksiyonları açısından da çok hassastır. Devamlı dış ortamdan gelen mikroorganizmalar ile iltihabi boğaz hastalıkları gelişebilir. Buna stomatit denir. Bazen yutkunmak zor ve ağrılı olur.
    Boğaz ağrısı için alınabilecek önlemler;
      • Ağız sağlığına dikkat edilmesi gerekir. Oral hijyen ve diş bakımı çok önemlidir. Zaman zaman ağız boşluğunun kontrolü gerekir. Kanamalı bir yara, leke var mı bakılması, enfeksiyonlardan korunma erken tanı için gerekir.
      • Asitli, karbonatlı içeceklerden, baharatlı ve acı yemeklerden uzak durulması gerekir. Ağız içinin devamlı ıslak ve nemli tutulması yararlı olabilir.
      • Sigara, alkol, çok sıcak, çok soğuk, baharatlı acı, sert yiyeceklerden kaçınınız.
      • Protez kullanıyorsanız, ağzınıza iyi uymasına dikkat edin. Her yemekten sonra protezinizi çıkararak ağzınızı çalkalayınız.
      • Bol sıvı alınız.
  5. İshal

    Mide bağırsak kanalını örten hücreler devamlı bölünerek yenilendiği için bu bölge de kemoterapiden çok etkilenir. Bu nedenle hastalarda ishal (diare - diyare) gelişebilir.
    İshal günde 3 kereden fazla veya kanlı ise hemen doktora haber verilmelidir. İç kanamanın veya enfeksiyonun bir bulgusu olabilir.
    İshal için alınabilecek önlemler;
      • Sindirimi zor gıdalar (süt ve büyük yeşil yapraklı sebzeler, baharatlı yemekler) ishali şiddetlendirir. İshaliniz devam ettiği sürece çok posa bırakan ve sindirim sisteminizi tahriş edebilecek gıdalar almayınız.
      • En azından 3 litre sıvı alın.
      • Kafeinli ve karbonatlı içecekler içmeyiniz.
      • Sık sık ve az yiyiniz.
      • Eğer ishalinizi şiddetlendirdiğini hissederseniz süt ve süt ürünlerinden kaçının.
      • Anal bölgenizi her dışkılamadan sonra sabunla iyice temizleyin, ılık su ile durulayın.
      • Doktorunuzun önerdiği ishal kesici ilaçları düzenli olarak kullanınız.
  6. Kabızlık

    Bazen ishalin tam tersine kemoterapi ilaçlarına bağlı kabızlık gelişebilir.
    Kabızlık için alınabilecek önlemler;
      • Bol miktarda ve özellikle ılık sıvı almaya çalışınız.
      • Posalı diyet bu sorunu çözmemize yardımcı olur.
      • Tolere edebildiğiniz derecede aktivitenizi arttırın ve yürüyüş yapın.
      • Dışkılamak için zaman ayırınız.
      • Öğünleri hep aynı zamanda yemeye dikkat ediniz.
      • Sorun şiddetlenirse dışkı yumuşatıcı ilaçlardan yararlanılabilir. Hastanın aşırı derecede ıkınması hemoroidlerin kanamasına neden olabilir. Bu nedenle erken önlem alınması gerekir.
  7. Mesane ve Böbreklere Etkisi

    Kemoterapi ilaçlarının bazıları böbrekler ve mesanenizde geçici veya kalıcı etkiler yapabilir.
    Mesane ve böbrekler için alınabilecek önlemler;
      • Bol sıvı tüketimine dikkat edilmelidir.
      • İdrarınızı tutmayın. Sık sık tuvalete gidin.
  8. Kas ve Sinir Sistemine Etkisi

    Bazı ilaçlar sinir sistemini etkileyerek ellerde ve ayaklarda, özellikle parmaklarınızda uyuşma, yanma, kuvvetsizlik, karıncalanma, hissizlik yapabilir. Ayrıca nadiren de olsa denge kaybı, eşyaları tutmada güçlük, eklem ağrıları, işitme kaybı, karın ağrısı ve kabızlık olabilir. Bazı ilaçlar da kaslarınızı etkileyerek kuvvetsizlik ve zayıflığa neden olabilir.
  9. Deri Üzerindeki Etkiler

    Vücudu kaplayan deri hızla bölündüğü için bu hücreler kemoterapiye çok duyarlıdırlar. Bu durum deride aşırı kuruma ve güneşe karşı duyarlılığa neden olur.
    Nemlendirici kremler kullanılması şikayetleri azaltabilir. Hastaların bulutlu havalarda dahi güneşten korunmaları çok önemelidir.
  10. Fertilite ve Cinsellik Üzerine Etkisi

    Kemoterapi sperm kalitesini ve sayısını etkiler. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen babaların kemoterapi öncesi sperm bankası ile görüşmeleri önerilir.
    Kemoterapi ilaçları ana rahmindeki bebekler üzerine de zararlı etkileri vardır. Bu nedenle kemoterapi alan kadınların doğun kontrol yöntemlerini kullanması gerekir. Bazı kadınlarda adet kanamasının zamanı değişebilir ve hatta hiç adet kanaması olmayabilir. Fakat yinede doğum kontrol yöntemlerinin kullanılması gerekir.
    Kemoterapi vajinal (haznede) kuruluğa neden olur. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında ağrı olabilir. Suda eriyen kayganlaştırıcı ilaçlar bu şikayetleri azaltabilir.