Takip Edin  facebook twitter youtube

Cerrahi Girişimin Yan Etkileri Nelerdir ?

  • Genel Bilgi
  • Resim ve Videolar
  • İnteraktif Hasta Eğitimi
  • Sık Sorulan Sorular

Cerrahi girişimler de dahil olmak üzere yapılan tüm tıbbi tedavilerin belli bir riski vardır. Aslında hayatta yapılan her şeyin belli bir riski vardır. Örneğin bir yerden bir yere seyahat ederken de bazı riskleri göze alırız. Alınan bazı önlemlerle bu riskleri ve sonucunda olabilecek yan etkileri azaltabiliriz.

Basit bir hesapla fayda ve zarar oranları göz önüne alınmalıdır. Hiç kimse durup dururken bir cerrahi girişim olmak istemez. Önemli olan “neden doktorunuz size bir cerrahi girişim yapmak istemektedir ?” sorusunun cevabını almaktır. Veya tam tersi de düşünülmelidir; “cerrahi girişim yapılmazsa sağlığınızda ne gibi zararlı etkiler oluşacaktır ?”. Bu noktaların düşünülmesi ve kararın ona göre verilmesi gerekir. Cerrahi işlemin yararları fazla ise bu cerrahi girişim göze alınır.

Cerrahi girişimler, çok eski çağlardan beri yapılmaktadır. Girişim ne kadar küçük olursa olsun bir risk mevcuttur. Günümüzdeki teknolojik imkanlar ile cerrahi girişimler çok düşük risk oranları ile yapılabilmektedir. Ameliyat döneminde olan riskler genelde iki grupta toplanabilir.
1) Anesteziye ait riskler
2) Cerrahiye ait riskler

Herhangi bir tıbbi girişimden önce hastanın riskleri çok iyi anlaması ve bilmesi gerekir. Yapılacak işlemin boyutuna göre risk değişmektedir. Bunları doktorunuz ile konuşmanız gerekir.

Ameliyat (Cerrahi Girişim) Sırasındaki Riskler:
Cerrahi girişim sırasında olabilecek riskler hastanın cerrahi girişim gerektiren hastalığına, hastanın mevcut diğer hastalıklarına (kalp, şeker, tansiyon hastalığı v.s), anesteziye, yapılacak cerrahi girişime ve ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine ait olabilir. Genelde yapılacak cerrahi işlem ne kadar zor ve karmaşık (komplike) ise risk de o oranda artmaktadır.

Küçük cerrahi girişimlerin ve biyopsi alınmasının riski büyük cerrahi girişimlere göre düşüktür. Kesi yerindeki ağrı ve yara yerinin iltihaplanması en önemli sorunlardır.

Büyük cerrahi girişimler birçok riski beraberinde getirir.

Kanama, bu risklerin başında gelir. Cerrah, ameliyat sırasında her ne kadar dikkatli olursa olsun hastalıklı dokunun çıkarılması sonrasında o bölgenin kanama olasılığı vardır. Cerrah, hastalıklı dokunun çıkarılması sırasında belli oranda kan kaybını göze almaktadır. Bu dokuya gelen kan damarlarının bağlanması, kesilmesi, çevre dokulardan ayrılması belli oranda kanamayı göze almayı gerektirir. Bu nedenle doktor, cerrahi girişimden önce, hastanın kendi kan grubuna uygun kan ve kan ürünlerinin ameliyat için hazır tutulmasını isteyebilir. Ameliyat sırasında bunların kullanılması gerekebilir.

Cerrahi ekibin tüm dikkatine karşın, cerrahi girişim sırasında, hastalıklı dokuya komşu olan iç organların veya damarların yaralanması da mümkündür.

Hastanın cerrahi girişim sırasında kullanılan ilaçlara ve anesteziye olan allerjisi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle cerrahi girişim sırasında hastanın tüm hayati organ fonksiyonları sürekli kontrol altında tutulur.

Cerrahi girişime bağlı olarak, hayati organ fonksiyonlarında bozulma ender gözlenen fakat hayatı tehdit eden yan etkilerdir. Akciğer, kalp veya böbreklerin etkilenmesi ciddi sorunlar doğurur. Bu tip yan etkiler genelde hastanın önceden var olan eşlik eden hastalıklarıyla ortaya çıkar. Örneğin cerrahi girişim öncesi kalp yetmezliği olan kişinin cerrahi girişim döneminde bu sorunu çok ciddi boyut kazanabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi hastaların eşlik eden hastalıklarının değerlendirilmesi çok önemlidir.

Ameliyattan (Cerrahi Girişimden) Sonraki Riskler:
Cerrahi girişimlerin en önemli yan etkisi ağrı problemidir. Cerrahi girişimlerden sonra tüm hastalar değişen seviyelerde ağrıdan şikayetçi olabilirler. Ağrı problemi ile başa çıkmada bir çok yöntem vardır. Bunlar basit ağrı kesicilerden daha kuvvetli olanlara kadar değişebilir. Bunlara ek olarak epidural kanala (omurilik kanalı) yerleştirilen özel kateterlerle ağrı giderilmeye çalışılır.

Cerrahi girişimden sonra yara yerinde enfeksiyon gelişebilir. Yapılan her cerrahi girişimin belli bir enfeksiyon oranı vardır. Doktorlar bu oranı azaltmak için cerrahi girişim sırasında çeşitli önlemler alırlar. Enfeksiyon gelişen hastalara antibiyotik uygulaması ve yara bakımı yapılır.
Bağırsaklar içinde dışkı olduğu için bağırsak ameliyatlarından sonra yara yeri ve karın içi enfeksiyonlarına sık rastlanılır.

Bazen enfeksiyon, sadece yara yerinde değil karın zarı içinde de oluşabilir. Karın zarı içinde apse gelişmesi hastanın genel durumunu bozar. Karın ağrısına ek olarak üşüme, titreme ve yüksek ateş ile seyreder.

Karın kesisinde oluşan enfeksiyon dikiş yetmezliğine neden olabilir. Karın dikiş hattındaki enfeksiyon, daha sonraki bir zamanda karın fıtığı gelişimine neden olabilir.

Bazı yan etkiler az gözlenir fakat hayatı tehdit eden sorunlara yol açar.

Solunum fonksiyonları sınırda olan hastaların, cerrahi girişimden sonra ek problemleri gelişebilir. Akciğer enfeksiyonu (pnömoni = zatüre) gelişebilir.Özellikle sigara içenlerde bu problem daha fazla gözlenir. Bu nedenle hastanın cerrahi girişimden hemen sonra solunum egzersizleri yapması istenir.

Ciddi kanamalar olabilir. Ameliyat sırasında kontrol altına alınan damarlardan birinin açılması hastada iç veya dış kanamaya neden olabilir. Bu kanamayı durdurmak için tekrar bir ameliyat gerekebilir.


Cerrahi girişimden sonra uzun süre yatağa bağlı kalan hastaların derin toplar damarlarında pıhtı oluşabilir. Bu pıhtıların dolaşım ile akciğere gitmesi ciddi solunum sıkıntısına neden olur. Ani başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı bu durumun ilk belirtileri olabilir. Bu nedenle cerrahi girişimden hemen sonra hastanın yürütülmesi, oturtulması, bacak hareketleri önerilir. Devamlı yatağa bağlı tutulması sakıncalıdır

Kalın bağırsak cerrahisinden sonra oluşan bazı ender yan etkilerin, hastalar tarafından bilinmesi gerekir.

Bağırsak hastalığına bağlı olarak belli bir bağırsak bölgesinin çıkarılmasının ardından geride kalan bağırsak uçları birbirine eklenmesi ile bağırsak devamlılığı sağlanabilir. Bazen bu dikiş hattında (anastomoz) yara iyileşmesi tam olmaz ve kaçak oluşur. Bağırsak içeriklerinin karın zarına bulaşması sonunda karın zarı iltihaplanması (peritonit) veya karın içi apsesi gelişebilir.

Rektum (kalın bağırsağın en son bölümü) cerrahisinden sonra çok ender olarak idrar yapma zorluğu ve cinsel fonksiyonlarda bozulma görülebilir.

AIDS Resim ve Videoları Burada Yer Alacak

AIDS Sık Sorulan Sorular Burada Yer Alacak